Kararda; 1.000 TL tazminat cezasına mahkum edilen gazeteci Kenan Kıran'ın haberinde yer alan iddialarını resmî bir soruşturmaya dayandırdığı, haberdeki iddiaların kötü niyetle veya gerçekliğin değiştirilmesi suretiyle yanlış verildiğinin söylenemeyeceği ifade edildi.

24 SUBAY EŞİ VEYA BİRİNCİ DERECE YAKINI 2010 KPSS'DE SORULAN 120 SORUNUN TAMAMINI DOĞRU CEVAPLADI

Gazeteci Kenan Kıran'ın, Akit Gazetesi'nin 20 Ocak 2015 tarihli nüshasında yer alan "İşte TSK'daki Paralel" başlıklı manşet haberinde; "2010 KPSS Eğitim Bilimleri Sınavı sorularının çalınmasına yönelik açılan soruşturma Türk Silahlı Kuvvetleri'ndeki paralel yapılanmayı da deşifre etti. Askeri lojmanlarda kalan 24 subay eşi veya birinci derece yakınının 2010 KPSS'de sorulan 120 sorunun tamamını doğru cevaplayarak, 120 puan aldığı ortaya çıkarıldı" ifadeleri yer aldı. Aralarında S.D.'nin de olduğu 24 şüphelinin isim ve soy isimleri açıkça yazıldı..

BAŞSAVCILIK, 2010 KPSS SORULARININ SIZDIRILMASINA YÖNELİK SORUŞTURMA BAŞLATTI

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı haberi ihbar kabul edip dava açtı. 2 Şubat 2018 tarihli iddianamede, sanıkların, "FETÖ/PDY üyesi olmak", "resmi belgede zincirleme sahtecilik" ve "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına zincirleme dolandırıcılık" suçlarını işlediği ifade edildi..

SANIĞIN İSTATİKSEL OLARAK 120 DOĞRU YAPMASINA DAYALI MAHKUMİYET VERİLEMEZ İDDİASI

Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi, S.D. hakkında beraat kararı verdi. Mahkemenin gerekçeli kararında; sanık S.D.'nin, 10 Temmuz 2010 tarihinde düzenlenen ve iptal edilen KPSS Eğitim Bilimleri Testi'nde 120 sorudan 120 soruyu cevapladığı, 31 Ekim 2010 tarihinde tekrarlanan Eğitim Bilimleri Testi'ne girdiği ve aynı başarılı performansı göstermeyerek ve zorluk derecesi bakımından daha kolay olduğu bilirkişi raporlarıyla tespit edilen ikinci sınavdan ise 120 sorudan 88 soruyu doğru cevapladığına dikkat çekildi.

Kararda; sanığın istatiksel olarak 120 doğru yapmasına dayalı mahkumiyet verilemeyeceği iddia edildi.

ANAYASA MAHKEMESİ'NE BAŞVURDU

S.D. bunun üzerine gazeteci Kenan Kıran ve Yeni Akit Gazetesi Yayın Kurulu Üyesi Fatih Uğurlu aleyhine bin liralık manevi tazminat davası açtı. Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesi S.D.'yi haklı buldu.

"GAZETECİLERİN SAVCI GİBİ HAREKET ETMELERİNİ BEKLEMEK AŞIRI KÜLFET GEREKTİRİR"

Kıran ve Uğurlu, Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu. Mahkeme tazminat cezası kararını bozdu. AYM'nin gerekçeli kararında, iki gazetecinin haberin doğruluğunu araştırmakla yükümlü olduğu ve yayınladıkları haberin yanlış olduğu gerekçesiyle tazminata mahkum olduklarını hatırlatılarak, "Gazetecilerden bir beyanın doğruluğunu kanıtlamakla yükümlü savcı gibi hareket etmelerini beklemek aşırı bir külfet getirir ve böyle bir yükümlülük sanık veya davalı olarak yargılandıkları davalarda hakkaniyete uygun düşmeyen sonuçlara ulaşılmasına neden olabilir" denildi.

"İFADE DUYGUSAL OLARAK YARATTIĞI ETKİLERDEN BAĞIMSIZ OLARAK DEĞERLENDİRİLMELİ"

Gerekçeli kararda; şüpheli S.D.'nin isminin açıkça yazılmasına ilişkin; "Haberde davacının isminin açıkça yazılmasının incitici olduğu kabul edilebilir. Bununla birlikte ifade özgürlüğü ifadenin duygusal olarak yarattığı etkilerden bağımsız olarak değerlendirilmelidir. Bu kapsamda öncelikle bu başvurularda basının yerine geçip belli bir durumda kullanılacak haber yapma şeklinin ne olacağını belirlemek yargı mercilerinin görevi değildir" ifadeleri yer aldı.

"GAZETECİNİN İDDİASI RESMİ SORUŞTURMAYA DAYANIYOR"

Gerekçeli kararda; habere konu olan olayın (2010 KPSS) kamusal nitelik taşıdığına dikkat çekilerek,"Davacı (sanık S.D.) hakkında yürütülen soruşturma sonucunda kamu davası açılmıştır ve yapılan yargılama halen neticelenmemiştir. Gazeteciler Kenan Kıran ve Fatih Uğurlu, iddialarını resmi soruşturmaya dayandırmasına rağmen yeterince olgusal temeli olduğu anlaşılan haberdeki iddiaların kötü niyetle veya gerçekliğin değiştirilmesi suretiyle yanlış verildiği de söylenemez. Gerekçeli karara bakıldığında mahkemenin tüm bu hususları dikkate almadan gazetecileri tazminat ödemeye mahkum ettiği anlaşılmaktadır" denildi.

"GAZETECİLERİN İFADE VE BASIN ÖZGÜRLÜKLERİ İHLAL EDİLDİ"

Gerekçeli kararda; "Anayasa Mahkemesi başvurucular (gazeteciler) gazetede yapılan bir haber nedeniyle mahkemeler tarafından 1.000 TL tazminat ödemelerine karar verilmesine ilişkin ilk derece mahkemesi gerekçesinin ilgili ve yeterli olmadığı, gazetecilerin ifade ve basın özgürlüğünün ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. Somut başvuruda ihlalin mahkeme kararından kaynaklandığı anlaşılmıştır" denildi.

AYM, gazetecilerin Anayasa'nın 26. ve 28. maddelerinde güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine, kararın, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine hükmetti..