Ömer ŞAHİN/Önce Memleket Gazetesi- Maltepelilerin haraç kesme olarak gördüğü, yetkililerin yasal kabul ettiği çekiciler, gün içinde şehirde harıl harıl araç çekmeye devam ediyor. Şehir merkezlerine, apartman altlarına, ana caddelere otopark yaptırmaktan ve yapmaktan sorumlu olan yetkililer ise bu duruma çare bulmak yerine ses çıkarmamayı tercih ediyor. Olan çekicinin arkasından koşturmak zorunda kalan vatandaşa oluyor. Aracın hangi otoparka götürüldüğünü öğrenip, taksiyle otomobilinin yanına gelebilen sürücü için burada cüzdan çilesi başlıyor. Kendi park etmediği otoparkın ücreti 12, çekici parası ise 90 lira. 108 lira olan park ihlali cezası ise ayrıca adrese gönderiliyor. Bu uygulamayla sürücülerin cebinden 210 lira çıkıyor. Oysa İçişleri Bakanlığı’nın 2008’de yayımladığı genelgeye göre aracın çekilmemesi, sadece park ihlaliyle para cezası uygulanması gerekiyor. Genelgeye rağmen sadece İstanbul’da günde 500-600 araç çekiliyor. İstanbul Trafik Vakfı’nın, İçişleri Bakanlığı’nın genelgesine rağmen günde 600 aracı çekmesi vatandaşların tepkisine yol açıyor. Uzmanlar, park yasağını ihlal eden araçların taşınması yerine fotoğraflarının çekildiği elektronik denetleme sistemine (EDS) geçilmesi gerektiğini söylüyor. Birçok ülkede uygulanan sistemin, trafik akışını engelleyen araç parkına son verdiğini belirten uzmanlar, İstanbul’da kısmen uygulanan sistemin yaygınlaştırılmasını öneriyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre trafiğe kayıtlı araç sayısı tahmini 20 milyon. Bunun yaklaşık 5,5 milyonu İstanbul’da. Bu araçların yaklaşık 3 milyonu hareketli. Sadece Boğaz köprülerinden günlük 700 bin civarında araç geçiş yapıyor. Buna otoparkların yetersizliği eklenince durum daha da içinden çıkılmaz bir hal alıyor. İstanbul’da Trafik Vakfı eliyle hatalı park yapan araçlar, çekici marifetiyle otoparklara taşınıyor. Çekicilerin vakfa ait otoparklara götürdüğü araçları bulmak ve geri almak ikinci bir cezaya dönüşüyor. Öyle ki gelişi güzel araç taşımalardan yediemin otoparkçıları da şikâyetçi. İsmini vermek istemeyen otoparkçı, araç sahiplerinin büyük mağduriyet yaşadığını söylüyor. Hatta bir sürücünün, hastanenin önünden çekilen aracını almak için taksiyle vücudunda serumla geldiğini anlatıyor. İstanbul’da görev yapan bir emniyet müdürünün anlattıkları ise yaşananları gözler önüne seriyor: “Özellikle ilçe emniyet müdürlüklerine bağlı derneklere ait çekicilerle ilgili olumsuzluklar sıkça yaşanıyor. Araç çekme faaliyetleri, geliri düşük bazı ilçelere destek olmak amacıyla trafik yoğunluğunun yüksek olduğu bölgelerde artıyor.

BU VAKFI ÇEKMEK ZORUNDA MIYIZ?

İstanbul’da park ihlali yapan araçların çekim işini İstanbul Trafik Vakfı yapıyor. 2008 yılında İçişleri Bakanlığı’nın çıkardığı bir genelge ile araç çekme işlemi yasaklandı ve sadece park cezası kesilmesine karar verildi. Ancak bu karar, 21 Mart 2012’de değiştirildi. Karayolları Trafik Yönetmeliği’ne, “Araç kaldırılıp götürülmeden veya götürüldüğü esnada sahibinin gelmesi durumunda idari para cezası kadar tutar, kendisine tebliğ edilmek ve yapılan masraflar ödettirilmek suretiyle kişiye teslim edilir.” şeklinde ibare konuldu. Yılda yaklaşık 250 bin aracın çekildiği İstanbul’da elde edilen gelirle İstanbul Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü’nün araç gereç alımı ve tamirleri, bilgisayar ve kırtasiye gibi ihtiyaçları karşılanıyor. Vakıf ayrıca otopark işletmekle de görevli ancak 23 olan otopark sayısı 10’a düşmüş durumda. Vakıf otopark açmak yerine yediemin otoparkı ile anlaşma yaparak bunlara araç başı ücret ödüyor. Trafik Vakfı Maltepe’den Topladığı Paralarla kamu yararına Ne yaptı.

Vakfın sitesinde “İstanbul Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü’nün sorumluluk bölgelerinde görevlendirdiği trafik polis memurlarının kaldırılmasına ve çekilmesine gerek gördüğü araçlar, memurun sorumluluğunda ve yakınında bulunan Trafik Vakfı çekicilerine yazılı emir vermesiyle çekilmektedir ve memurun yazılı emri olmadan hiçbir araç kaldırılmaz.” denilse de uygulamada bu duruma zaman zaman riayet edilmiyor. Zira çekicilere yazılı bir emir vermek şöyle dursun, trafik polisleri bizzat çekicilerin içinde görevli olarak oturarak araç avına çıkıyorlar. Oldukça iştah kabartan araç çekme işlemi sadece vakfın Çekiciler İşletmesi ile sınırlı değil. İşletme, İstanbul’daki ilçe emniyet müdürlüğüne bağlı Polis Hizmetleri Dernekleri İktisadi İşletmeleri ile yıl içinde yapılan hasılat paylaşımı sözleşmeleri doğrultusunda, onların da çekici hizmeti vermesine imkân tanımış. Bu şekilde ilçe derneklerinin gelir elde etmesi sağlanmış. Peki, Maltepe’de bulunan bu dernek topladığı paralar ile neler yapmış.  Bu dernekler hiç denetlenmeye tabi tutulmuş mu?

KAMUOYUNUN CEVAP BEKLEDİĞİ SORULAR.

1- Vakfın sitesinde “İstanbul Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü’nün sorumluluk bölgelerinde görevlendirdiği trafik polis memurlarının kaldırılmasına ve çekilmesine gerek gördüğü araçlar, memurun sorumluluğunda ve yakınında bulunan Trafik Vakfı çekicilerine veya dernek çekicilerine yazılı emir vermesiyle çekilmektedir ve memurun yazılı emri olmadan hiçbir araç kaldırılmaz. denilse de Maltepe'de Emniyet Müdürlüğündeki görevliler konudan haberdar olmadıklarını söyleyerek yasayı neden ihlal ediyorlar.

2- Trafik Vakfının sitesinde yazılı bulunan vakıf senedine bir göz atıldığında aşağıdaki soruları da Maltepe Halkı adına sormak durumunda kalıyoruz.

-Trafik Vakfı’nın amaçları arasında hastane, poliklinik, laboratuvar, eğitim kurumları ve sosyal tesisler kurmak, trafik ve turizm enformasyon üniteleri açmak ve işletmek gibi bir madde mevcut. Bu amaç doğrultusunda Trafik Vakfı bugüne kadar bu kurumlardan kaç tanesini Maltepe’de Faaliyete geçirmiştir?

 -Kütüphaneler ve dokümantasyon merkezleri kurmak gibi bir amacı da bulunan Trafik Vakfı bu amaç doğrultusunda ne kadar kütüphane ve dokümantasyon merkezi Maltepe’de kurmuştur?

 -Trafik Vakfı kurulduğu günden bu yana Maltepe’nin park sorununu çözmek için kaç tane otopark açmıştır? Açmamışsa planları nelerdir?

- Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair 5072 Sayılı Kanun’un 2. maddesinde “Dernek ve vakıflar, kamu kurum ve kuruluşlarının sundukları hizmetlerle ilgili olarak gerçek ve tüzel kişilerden ücret, bağış, katkı payı ve benzeri adlar altında herhangi bir karşılık alamaz.” diye belirtilmesine rağmen, çekici ücretinin alınmasına neden devam ediliyor.

 - Trafik vakfı, vakıf senedinde olmamasına rağmen yönetim kurulu kararı ile devlete para akışı sağlayabilir mi.?